28.04.2015 21:03:53
0 Yorum

Zekiye Çomaklı
Benim atalarım soykırım yapsaydı, Dünyada bir tane Ermeni kalmazdı?

Geçen sene Erzurum'a bir ekip gelmişti ve ben o ekibin toplantısına davetli idim. İtalyan Konsolos Yardımcısı, Fransa Konsolos Yardımcısı falan tercümanları ile gelmişlerdi. İnsan Hakları İhlali nedeni ile AB ye alınmadığımızı anlattılar. ERVAK Başkanı Sayın Erdal Güzel onlara çok güzel açıklayıcı bilgiler verdi. Rus komutanların yazdığı hatırat ve raporların sayfa numaralarını vererek anlattı. İlgi ile dinlediler ama beyinlere o kadar yerleşmişti ki yine dediğim dedik çaldığım düdük, kendilerinin haklı olduğunu vurguluyorlardı.
Dayanamadım söz aldım ve hangi insan haklarını ihlalimizden bahsettiklerini anlamakta zorluk çektiğimi belirttim ve "biz Ermenilerle komşuyuz, sevişiriz de dövüşürüz de size ne oluyor" dedim inanın cevap veremediler ve gülümsemekle geçiştirdiler. "Gülümsemeyiniz lütfen Lahey de bir soykırım ateşi yakmışsınız başında bir tane Tunuslu ayyaş, bir tane sarhoş Alman bir tanede nereli olduğunu bile anlatamayan uyuşturucu etkisinde zenci vardı." Bunu neden yapıyorsunuz dedim yine cevap veremediler ve tebessüm ettiler.
"İnsan hakları ihlali yapıyorsunuz derken sizin yaptıklarınıza bakınca kimin ihlal yaptığı tartışılır duruma geliyor. Kendi öz ana-babanızı bir kedi veya köpeğe teslim ediyorsunuz, evlat sevgisinden mahrum, torun sevgisi ve ilgisinden uzak, ellerinde kocaman bira şişeleri ve çevrilince sandalye olan yürüme bantları ile baş başa bırakınca insan hakkı ihlali olmuyor benim dedelerimin yaptığı kesin olmayan bir soykırımdan bahsediyorsunuz "dedim. Fransız yetkili " evet hanımefendi bu konuda biraz haklı, ana?babalarımızla çok ilgilenemiyoruz."diye geçiştirdi.
Bu sene tehcirin 100. Yıl dönümü ve üstüne vazife olmayan fesatlar yine kudurdular. 1915 Ermeni Techiri kararı fiilen ortaya çıkan bir isyana ve düşman ordusuyla işbirliğine karşı alınan bir karardır. Eski Erzurum Milletvekili olup "Armen Garo" kod adıyla çete başı olan Karekin Pastırmacıyan, Sarıkamış felaketini kendilerinin yaşattıklarını anılarında övünerek anlatıyor. Diğer çete reisleri Andranik (sözde Paşa lakaplı) Keri ve Hamazaps da cephe gerisinde ordu birliklerine pusu kurdular. Erzak ulaşım ve haberleşme kanallarını kestiler. Ruslar'ın ilerleyişini kolaylaştıran eylemler yaptılar. Daha da kötüsü savaşın başından Haziran 1915'e kadar geçen sürede 122.782 Türk ve Kürt'ü feci şekilde öldürdüler. Bu katliamların raporları Genelkurmay Başkanlığı tarafından kitaplaştırıldı, bunları bilmiyormuş havasında fesatlığa devam ediyorlar.
O zaman bende Türkiye Cumhuriyetinin gerçekten mezalim görmüş bir ilçesinin mensubu bir kadın olarak diyorum ki "son nefesime kadar ben de bunları haykırıp,gelecek nesillere aktaracağım.
Elhamdülillah Müslüman'ım, hamdolsun Türküm, adım Türk, şanım Türk, türkülerim Türk. Atatürk'ün buyurduğu gibi "Benim hayattaki yegâne servetim Türklükten başka bir şey değildir. Bu memleket tarihte Türk'tü, halde Türk'tür, ebediyen Türk kalacaktır." Bu vecizeden anlaşılacağı üzere ben Türk'üm ve benim geçmişimle geleceğim arasında kimseye ödeyecek diyetim yok? 
Bakın "hepimiz Ermeniyiz" diye sokaklara dökülenler ve yandaşları;  şap misali şeker olamayan sizin arsız ırkınızdan türemiş atalarınız fırsatını bulur bulmaz "Allah deveye kanat verse dağı taşı devirir" misali kanatları çıkmadan ama elleri kılıç tutarak benim atalarımı kesmişler, analarının karnından çıkardıkları doğmamış yavruları kaynayan kazana atarak analarına yedirmişler, kadın ve çocukları sofranın etrafında kazıklara oturtmuşlar, kadın erkek ayırmadan camilere doldurup yakmışlar. Bunların arasında yer alan Aşkale'de de ekmek yedikleri evin büyüğü Hacı İbrahim Ağaya kapıyı açtırıp tüm ev halkını süngülemiş hatta hamur yoğuran gelinin kolları hamurun içinde kalacak şekilde kılıçlamış, beşikte ki bebeği süngülemişler.(aldığı yaralara rağmen ev halkında bir tek bu bebek hayatta kalmıştır.)
Hepsi Ermeni olanlar;  ne hikmetse bütün bunları benim atalarımın kendi atalarına uyguladığına inanarak, insanlıktan uzak kendi aile düzenini bile kuramamış Avrupa'ya sözde soy kırımı kabul ettirmek gibi bir tutuma girip iftira atmalarına rağmen bazı aklı evveller kendileri gündemde tutacaklar, benim milletime unutturacaklar... 
Ve bu Ermenilerin arsız atalarının hıyanetini UNUTMAYACAĞIM! UNUTTURMAYACAĞIM!
"Erzurum'un ilçe ve köylerinde yapılan insani boyutları açısından tam bir felaket ve trajedi olan Ermeni mezalimi, tarihin tozlu sayfalarında asla yok olmayacak, özellikle şap misali şeker olamayan arsız bir ırkın kadın, çocuk ve yaşlı demeden uyguladığı işkenceler asla unutulmayacaktır. Unutulmaması için memleketimizin valisi, kaymakamları, Belediye Başkanları, muhtarları ve mezalimi yaşayan ecdadın evlatları olan bizler bizzat el ele vererek projeler üretmeli, bunları tüm dünyaya layığı ile anlatmalıyız" DİYE EVLATLARIMIN SÜREKLİ BEYİNLERİNE İŞLEYECEĞİM VE UNUTMAYACAĞIM, UNUTTURMAYACAĞIM.!
Atatürk Üniversitesi Türk Ermeni İlişkileri Araştırma Merkezi sürekli bu mezalimi anlatarak gerekli tepkiyi koyuyor ama bu yeterli görülmemeli. Bu konuda verilen konferans ve panellere vatandaşın yoğun katılımı sağlanmalı, bu etkinlikler yabancı dillerde hazırlanıp yurt dışına taşınmalı, Atatürk Üniversitesi bünyesinde ki değerli bilim adamları mezalimi anlatan dokümanlardan tiyatro oyunları, filmler hazırlatmalı ve Mart ayını beklenmeden belli aralıklarla sunumları yapılmalı ve bu milli bir görev haline getirilmelidir. Ermenilere uygulandığına inandırılan ve Avrupalı devletlerin kabul ettiği "Sözde Soykırımı" tanıyan özellikle arsız Fransa'nın Batı Avrupa'da varlığını sürdürebilmesini Osmanlıya borçlu olduğu anlatılmalı, hatırlatılmalıdır.

UNUTMAYACAĞIM, UNUTTURMAYACAĞIM!
Ilıca'da, Alaca'da, Cinis'te yapılan katliamlara verilen önem Aşkale'de yapılan katliamlara da verilmeli, bizzat mezalim gören ve ev halkından kimsenin kurtulmadığı, her kurtuluş Bayramında Aşkaleli gençler tarafından canlandırılan hadise oyunlaştırılıp insanlara sunulmalıdır. Evlerinde yıllarca ekmek yiyen arsızların hışmına bir sabah namazı vakti nasıl uğradıkları tüm dünyaya anlatılmalıdır. Bizzat babaannemden dinlediğim; 
" Ermeniler paldır küldür geliyor, 
Geliyor da evimize doluyor, 
Onları görenin ödü kopuyor, 
Urusların merhameti fazladır, 
Kalanların yürekleri yastadır" 
Deyişinden de anlıyoruz ki bu memlekette zalimliği Rus değil Ermeniler yapmış ve sütlerinin bozukluğunu yedikleri ekmeğe ihanet ederek göstermişlerdir. Babaannem Nuriye Hanım vefat ettiğinde ondört yaşında bir genç kız olarak ondan canlı canlı dinlediğim bu faciayı 

UNUTMAYACAĞIM, UNUTTURMAYACAĞIM!
Yurdumuzun düşman işgalinden kurtuluşunun temsili karelerini vahşilik olarak görenler, temsili süngüleme ve asma sahnelerini yerden yere vuran anlı şanlı kanallar ve hiç ummadığımız yazarlar, AB'ye girme hezeyanları içinde İstiklal Savaşı yıllarını unutmak gerektiğine inananlar sizi AB'ye hiçbir zaman almayacaklar ve sizde yalandan "hepimiz ermeniyiz" dediğinizle kalacaksınız, ben değilim, elhamdülillah müslümanım, hamdolsun TÜRK'ÜM.

UNUTMAYACAĞIM! UNUTTURMAYACAĞIM!
Televizyon kanallarından hemen hepsinde kan damlayan filmleri seyreden çocuklar psikopat olmayacaklar da, kurtuluş şeniliklerinde yarım yamalak hatırlatması yapılan soy kırımı seyredince psikopat olacaklarmış. Olsunlar tedavisi mümkün. Onlara ataların çektiklerini, bu vatanı kanları, canları pahasına hangi badireleri atlatarak yeniden inşa ettiklerini temsili olarak anlatan Kurtuluş günlerini terk edelim ki, biz de "Sözde Soykırımı" kabul etmekte güçlük çekmeyelim. Düğünlerinde gelinle damatlarına ERZİNCAN ve ERZURUM'UN tapusunu temsili olarak hediye eden bu arsızları çocuklarıma anlatmayacağım ki sizin gibi hepsi ermeni olanların hoşuna gitsin. Olur, emriniz olur, siz ermeni siniz unutabilirsiniz, BEN ERMENİ DEĞİLİM, UNUTMAYACAĞIM, UNUTTURMAYACAĞIM. 
Çünkü tarihin hiçbir döneminde Osmanlı toprakları üzerinde bir "Ermeni Eyaleti" veya bir "Ermeni Vilayeti" yoktu, hiç olmamıştı. Bu toprakların altı da üstü de Türk'tür, ebediyete kadar Türk kalacaktır, kimse heveslenmesin. Var mı utanmadan itiraz eden?

Etiketler:

SON HABERLER
YAZARLAR
erzurumgundem.com
HASANSOFT Haber Sistemi