10.02.2015 23:10:15
0 Yorum

Zekiye Çomaklı
Başka türlü cesurdur bu coğrafyanın kadını?

Yaşadıkları coğrafyanın özellikleri insanların yüzlerine ve kişiliklerine yansır derler. Sert iklimin insanı sert, haşin, aniden öfkelenen, atak bir huya sahip olur derler. Başka memleketler öylemidir bilemem ama Erzurum insanı ile Coğrafyası arasında gerçekten akıl almaz bir ilişki vardır. Gerek kendi araştırma ve gözlemlerim, gerek araştıranlardan edindiğim bilgiler ışığında bunun çok önemli ve ilginç bir durum olduğunu gördüm. Erzurum coğrafyası, bu topraklarda yaşayan insanların karakterinin oluşmasında oldukça büyük rol oynamıştır. Özellikle zayıf, karakaşlı- kara gözlü, esmer(toprağı ile uğraşırken güneşte yanmış), ve dik duruşlu( çatılardan sarkan buzlar gibi), çatık kaşları ile her an patlamaya hazır gibi görünen ama çok az konuşan, soğuk tipili havaya benzeyen dış görünüşü ile yeniliklere dirençli gibi görünen fakat yeniliklere herkesten daha kolay entegre olan, vatan, millet, bayrak, namus denildiğinde gözünü kırpmadan koşan bu insanları tanımak için birisine soranlara  "Erzurumluysa güvenebilirsin" cümlesi bile az gelmektedir.
Bu coğrafyanın kadını da farklıdır. O başka kadınlar gibi gözü etrafta başkasının malını kıskanan, yaptığında hata arayan değil, her sabah evladına "kimseye bulaşmamasını "tembih eden bir kadın tipidir.
Bu coğrafya da kadına daha doğmadan bazı kalıplar biçilmiştir. Bunlar katı kurallı değildir belki ama her zaman onu koruyan kollayan değil bazen kapıları kapatan, bazen sınırları belirleyen kurallardır.
Kadın olarak bu vatanın en karanlık günlerinde ayakta kalmayı başarmış, delikanlı vakur, başını asla eğmeyen bulutlar gibi dimdik durmuştur yoklukların, yoksullukların içerisinde. Bin kere ölmüş bin kere dirilmiştir, ermeniye ummadığı dersi vermiş asla yıkılmamıştır o negatiflikler içerisinde.
Kocası gurbette babası mezarda olsa bile, kimseye boyun eğmeden ekmeğini taştan çıkarmayı bilmiş, korkusuzca, gözünü kırpmadan can vermiş, can almıştır bu coğrafyanın kadını. Hiçbir olumsuzluk onu yıldırmamış, pes etmeden, yorulmadan çalışmış, evini, yuvasının selametini düşünüp kimseye borçlu kalmadan hayatını idame ettirmeyi başarmıştır.
Çalışmaktan kaçınmaz, asla pes etmez, kadın işi erkek işi demeden çabalar durur ömür boyu. Damarına basmayınca, konu namus olmayınca çemkirmez kimsenin yüzüne. Dinini, cinsini sorgulatmaz asla? Ağzından çıkan sözün sahibidir her zaman, kalp kırarsa tamirine uğraşır, kalbi kırılırsa vuslat kıyamete kalır onun gönlünde. Oğul anası olmak başka bir prestij kazandırır ona, kadının adı yok değil kadının adı dört dörtlük vardır burada? Kocalar hanımların sözünü dinlemediklerini söyleseler de inanmayın, Valide Sultan yap demezse yapamazlar düşündüklerini?
Ele geçirilemeyen özgür bir ruhu vardır kadının burada. Sevildiğini de bilir sevmeyi de. Can verir sevdiğine, can almaz uzak durur sevmediğinden. İnanmışsa bir şeyin doğruluğuna kendi gözyaşına bile bakmaz. Suskun görünür ama içi alev alevdir, kapatırsın ağzını yaşmakla, gözleri konuşur yaşmağının altından. Yok görmüş, yokluk görmüş bedeni bütünleşir ruhu ile gözü karadır gözü çıkasıcanın bu coğrafya da açar ağzını kurşuna, özgüvenini oluşturmamıştır boşuna? 
Çoğunu rahatsız eder kadının kendisine duyduğu özgüven ve kötü değildir kadının bu coğrafya da durumu, kıskanır çoğu kadın burada evin hizmetçisi dışarının hanımı olan kadını.
Vatan savunmasında can siperane emeklerini tarih yazmıştır. Milli kahramanı kadın olan bir il olarak tarihe geçmiştir NENE 'si ile? bu kadının memleket sevgisi ve cesareti korkutucudur aslında?
Dedim ya; BAŞKA TÜRLÜ CESURDUR BU COĞRAFYANIN KADINI?


Etiketler:

SON HABERLER
YAZARLAR
erzurumgundem.com
HASANSOFT Haber Sistemi