23.07.2015 19:34:10
0 Yorum

Zekiye Çomaklı
Aşkale'nin kamplarında kamplar var...

006 yılından itibaren Aşkale de yeniden bir kamp açılacağına halk epeyce ümitlenmiş iş alanı açılacağı için bu durumu sevinçle karşılamıştı. 6-7 yıldan beri devam eden bu söylem hemen hemen gerçekleşmeye başladı, Mülteci kampı ne idi,ne demekti.                                                        

 

Yıllar yıllar önce Aşkale sürgün yeri olarak vergisini ödemeyen gayri Müslimlerin çalışma kampı olarak seçilmiş ve ne kadar öküz kesip adımızı üstümüzden kaldırmaya çalışsak ta beceremedik ve sürgün yeri olarak adımız kaldı. Hatta Salkım Hanımın Taneleri isimli filmde bile bu konuyla yer aldık.

 

Şimdi sıra geldi başka bir kampa;

 

Uzun süreden beri Aşkale ‘de kurulacağı söylenen Mülteci Kampı için ilk toplantı 13–14 Eylül 2006 da Palandöken Dağında Polat Reanissance Otelinde yapıldı.

 

Kırk kişiye yakın bir katılım vardı. Bu bilgilendirme toplantısına Aşkale Kaymakamı, Aşkale Belediye Başkanı ve hem basın mensubu hem de Aşkaleli olarak ben de davetliydim.

 

Aşkale’den önce, Doğu Linyitleri İşletmesinin kömür damarı kalmadı denilerek kapatılması ve oldukça büyük bir nüfusun batıda kömür ocağı bulunan il ve ilçelere gönderilmesi, ardından 4. Zırhlı Tugayın tamamen Erzurum’a alınması, Toprak Mahsulleri Ofisinin, Cezaevinin, İş bankasının, Pancar Şefliğinin, Ziraatla ilgili birimlerin, kapatılması sonucu tamamen bir köy görünümüne büründürülen Aşkale’de şimdi Mülteci Kampı kurulması çalışmaları yapılıyordu ve kimseye sormak gibi bir düşünceleri de yoktu. Çünkü zaten karar verilmişti ve nezaketen alıştıra alıştıra söylenmeye çalışıyordu.

 

Ankara’dan gelen yetkililerin anlattıklarından anladığımız kadarı ile burası büyük bir misafirhane olarak çalışacaktı. Bu misafirhanenin ilçeye getirisi ya da götürüsü ne olacaktı kimse fazla düşünmek istemiyordu. Dönemin Kaymakamı Askeriye tarafından tamamen terk edilen binaları ziyan olmaktan kurtarmanın, Belediye Başkanı ise ilçeye kişi başına günlük dört dolar gelir getirebilmenin kaygısı ile bu işe çok hevesliydiler.

 

Saatler ilerledikçe İlçe kaymakamı Yusuf Üstün birazcık endişelenmeye başlamıştı. Çünkü Birleşmiş Milletler sırtımıza büyük bir yük veriyordu. Bu yükün altında ezilmekte vardı.

 

Doğma büyüme yerli bir Aşkaleli olarak ilçeme gelecek her türlü yatırıma elimden gelen desteği vermeye her zaman ve zeminde hazırdım. Fakat Mülteci Kampı biraz ters gelmişti, başladım endişelerimi yetkililere sormaya. 

 

 

 

Gelen mülteciler haliyle vatanlarını bırakmış, kendi toprağına sığmayan, bayrağını terk etmiş bir grup olacak. Bu grubun kendi vatanına milletine hayrı yoksa bize ne gibi bir hayır getirecekti. Onlardan gelen üç-beş dolarlık gelir karşısında ilçe pek çok değer kaybına uğrayabilirdi.

 

—Türkiye’de yalnızca altı merkezde kurulan bu kamplar için Aşkale hangi kriterlere göre seçilmişti.

 

—Asayiş yönünden bir sıkıntı olursa nasıl bir uygulama yapılacaktı. Ulusal mı uluslar arası hukuk mu geçerliydi.

 

—Yalnız kurum binalarımı bu kamp için kullanılacaktı yoksa (4. Zırhlı Tuğay, Toprak Mahsülleri Ofisi ve DLİ v.s. gibi birimlerin Aşkaleden gitmesinden sonra harabeye dönen binalar ya da vatandaşın elinde bomboş bekleyen binalar da değerlendirilebilecek miydi?

 

—Bunlar arasında fikir ve terör suçluları da bulunabilir. Bunlar, burada bulundukları süre içinde rahat durmazlarsa üzerlerinde ki yaptırım ne olacak?

 

—Burada hapis hayatı yaşamayacaklarına göre ilçe de evlenmek isterlerse ya da hanımlarla arkadaşlık ederlerse işin ahlaki boyutunun korunması açısından ne gibi tedbir ya da uygulama yapılacak.

 

—Bu mültecilerle birlikte mutlaka pek çok hastalık da gelecektir, tedavi için kamp içinde birimler mi oluşturulacak yoksa halkın kullandığı sağlık merkezleri mi kullanılacak

 

—Bu misafirler için dil problemi yaşanacak. Bu problem nasıl çözülebilecek?

 

—Bu misafirler sanırım yan gelip yatarak ekmek elden su gölden misali yaşamayacaklar. Bunlara mesleki eğitimler verilerek bir nebze de olsa yan gelip yatmaları önlenebilecek mi? Örneğin; ilçemizde oldukça fazla tarım alanı var, bu alanlarda çalışmalarını sağlamak için bazı eğitimler verilebilir, üretime katkıları sağlanabilir mi?

 

—Dini yönden kilise isterlerse, domuz eti diye tuttururlarsa, cenaze törenleri için kendilerine papaz falan isterlerse durum nasıl olacak, ne gibi çözümler üretilecek?

 

—Onlara mecburen okul açılacak, okutulacak derslerde hangi dil konuşulacak, öğretim hangi dilde yapılacak?

 

—Uyuşturucu, alkol, AİDS gibi tehlikeler karşısında ne gibi önlemler aciliyet kazanacak? Şahıslar bu konuda denetlenebilecek mi?

 

—Kayseri, Van, Ankara, İstanbul, Gaziantep, Sivas, İzmir, Kırklareli’nde faaliyete geçen kampların hemen hepsi şehir dışında olarak planlanmış. Mesela Ankara Ayaş’a 100 km uzaklıkta, İzmir Çiğlide 30 km uzaklıkta, Kırklareli ve Antep’te merkeze 20 km uzaklıkta yerleştirilmişler. Aşkale’de kamp tamamen ilçenin içerisinde yer alacak. Bu akla gelen her konuda çok büyük sıkıntılara yol açmayacak mı?

 

—Personel alımında yalnızca devlet tarafından görevlendirilenler mi olacak, yoksa ilçe içinden istihdam sağlanacak mı?

 

Bu ve buna benzer endişelerimizi dile getirmek benim görevimdi. Ankara’dan gelen yetkililerin verdiği cevaplardan anlaşılıyordu ki Yukarı bu işe karar vermiş. Bu kamp Aşkale’de açılacak. Siz ne söylerseniz söyleyin onlar alıştıra alıştıra bunun yapacaklarını anlattılar.

 

Umuyor ve diliyoruz ki; bu endişelerimiz yalnızca endişe olarak kalsın. Mülteci kampı ile kaş yapayım derken göz çıkarılmasın. Halk için hem ümitli hem kaygılı bir durum. Ümitli olmak zorunda çünkü ilçede istihdam alanı yok ve insanlar işsiz, ekmek bekliyorlar. Kaygılılar çok çünkü kırk bayraktan adam gelecek, vatan haininden esrarkeşe, fikir suçlusundan hırsızına, işsizine kadar her türlü olumsuz insan yani kendisine faydası olmayan, vatanında ne kadar işe yaramayan bir sürü kaçak çoluğuyla çocuğuyla burayı işgal edecek. Kimi gidecek belki kimi kalacak. Evlenecek ya da iş kuracak Yerli halkla iç içe olacaklar ama entegre olamayacaklar haliyle kendi kültürünü yaşayıp belki de kültürümüzü dejenere edecek bir sürü olumsuz insan aramıza katılacak.

 

 Aşkale pek çok şeye gebe. İnşallah hayırlar getirir diyelim, iyilikler dileyelim…

 

 

                                              Dostça kalın…

Etiketler:

SON HABERLER
YAZARLAR
erzurumgundem.com
HASANSOFT Haber Sistemi