03.11.2015 22:22:05
0 Yorum

Prof. Dr. Orhan Küçük
1 Kasım: Şimdi Ne Olacak?

 1 Kasım seçimleri de diğer seçimler gibi, yaşadığımız her bir gün, her bir an gibi gitti ve mazideki yerini aldı. Fakat tesiri ile, etkileri ile, bağlı karar ve uygulamaları ile ve dahi sonuçları ile varlığını devam ettirecek.

Seçim, ülke genelinde sükûnetle geçti, ciddi bir olumsuzluk yaşanmadı. Bu, demokrasimiz adına ciddi bir kazanım olarak karşımıza çıkıyor.

 Seçim, yıllardır önemli hizmetlere ve başarılara imza atmış bir partiyi tekrar tek başına iktidara taşıdı. Gayreti olan, emeği olan, aidiyeti olan herkesi tebrik ederiz. Büyük bir başarıya imza attılar. Neticede karanlık odadan, kapalı sandıktan başka parti/partiler de çıkabilirdi ama sonuç böyle tecelli etti. Demek ki bir rüçhaniyet hasıl oldu.

Bu durumun ülkemiz için bir diğer yönü de; koalisyona alışık veya koalisyonla yönetilme kültürünün yerleşik olmadığı bir toplumda, tek başına iktidar her zaman olumlu sonuçlar doğurur ve bu pozitif çıktılar özellikle finans piyasasında kendini derhal gösterdi.

Ben sonuçları ve sonrasını birkaç başlıkta değerlendirmek istiyorum:

İnsan için ancak çalıştığının karşılığı vardır: Evet en fazla koşan, en fazla isteyen, en koordineli çalışan, en fazla gayret eden, masraf eden, … ekip kazandı. Cenab-ı Hak, Kur’an’î esasını tecelli ettirdi ve emek, karşılığını aldı.

Nimetler şükür ister, şükrü görmezse gider: Nimet dendiğinde biz önce ekmeği anlarız. Ekmek temelinde her türlü olumlu netice bir nimettir ve böyle ele alınması gerekir.  Ve nimet şükür ister. Madem böyle bir silkelenmeden sonra tekrar tek başına iktidar nasip oldu, AK kadroların, bunun şükrünü iyi eda etmeleri gerekir.

Şükür nimeti ziyadeleştirir: Şükür nimeti artırır. Bu durum, Allah’ın rızası ile birlikte, şükretmenin şakire en önemli ve peşin hediyesidir. Evet Cenab-ı Hak, şükrederseniz nimetimi artırırım buyuruyor.

Şükrün ölçüsü kanaattir: Şükredenin şükrettiğini kanaatinden anlamak mümkündür. Her nimetin kanaati kendine göredir. Yani; dersler çıkarılmalı, ibret alınmalı, yöntemler belki stratejiler geliştirilmeli ama durum olduğu gibi kabullenilmelidir. Her işte bir hayır olduğu hatırdan çıkarılmamalıdır.

Şükür, nimetin nev’indendir: Ulaşılan nimetin şükrü, kendi nev’indendir, türünden veya cinsindendir. Bu sonuçlardan sonra kurulacak hükümetin, aldığı sorumluluğun gereğini yerine getirmesi, vaat ettiği hizmetleri hayata geçirmesi, tüm kesimleri kucaklaması, özellikle temel beklentimiz olan bir sivil anayasa gibi mevzuata müteallik ve yatırım ve özlük hakları alanlarında fiili adımları atması önem arz etmektedir.

Son olarak;

Şükrün bir şubesi de teşekkürdür: Teşekkür etmek de şükürdendir. Halka teşekkür, Hak’ka şükre kapı açar, tahkim eder. Bu nedenle, zafer uğrunda gecesini gündüzüne katan ekibe, STK’lara, yasaları zorlayarak, yönetsel sıkıştırmaları göze alarak “oyunu oyuyla bozmak isteyenlere”, bunların yokluğunda yuvaya sahip çıkan ailelere, adsız kahramanlara, bir tepenin başında küçücük kulübesinde namerde muhtaç olmadan ve beklentisiz olarak yaşayan, seherde gözyaşı döküp el açıp dua eden büyüklere, ehl-i kalbe ve gönül sultanlarına teşekkür edilmelidir.

Evet, 1 Kasım geçti, nice bir Kasım’lar Türkiye’yi bekliyor. Yapacak çok iş var. Bir Kasım’ı atlamadan, ama bir Kasım’a da takılmadan, ciddiyet, vakar ve olgunlukla yolun yürünmesi gerekiyor. Takılan, ilişenlere de Kur’an’ın dediği gibi; “Selam” deyip geçmek lazım…

Etiketler:

SON HABERLER
YAZARLAR
erzurumgundem.com
HASANSOFT Haber Sistemi