12.06.2014 00:02:56
0 Yorum

Mehmet Şener
Mahalle Başı'nı saran ateş

Blöf yapmıyorlardı, dediklerini aynen icra ettiler!

Erzurum’un göbeğinde devlete de millete de kafa tuttular.

Öyle ki Mahallebaşı’nda kamuya ve şahsa ait işyerleri yakıldı, yıkıldı.

Herkes Diyarbakır’da bir kaç alçağın askeri kışlanın nizamiyesindeki bayrağımızın indirilmesine üzülüp tepki gösterirken, aslında asıl felaket Mahallebaşı’nda uç veriyordu.

PKK tarafından yıllardan beri Mahallebaşı’nın kaşındığını, orada adeta bir örgüt üssü kurulmak istendiğini ve zaman zaman da varlıklarından herkesi haberdar ettikleri bilinen bir gerçektir. Fakat işi bu raddeye getirecekleri sanırım kimse tarafından tahmin edilemedi.

Erzurum, önceki gün kent içindeki PKK gerçeğiyle ilk kez bu boyutuyla yüzleşmiş oldu. Ve bu yüzleşme ile herkes gördü ki, kent içindeki PKK, öyle sempatizan boyutunda filan değil, doğrudan doğruya silahlı birlik halindeler.

Peki kim bu bölücüler?

Başka bir ifadeyle bu bölücüler, iddia olunduğu gibi dışarıdan devşirilmiş "bindirme kıtalar" mıydı, yoksa Mahallebaşı sakinlerinden birileri miydi?

Her iki şık da geçerli...

Dışarıdan gelen eğitimli militanlar da vardı, Mahallebaşı sakinleri de...

Dün konuştuğum bir çok kişi, Mahallebaşı’nı yakıp yıkan kişilerin çoğunlukla aynı caddedeki dükkân komşuları olduklarını söyledi.

İddia çok vahim. 

Bu nedenle ısrarla sordum ve değişik kaynaklardan çek ettim.

"Evet" dediler. "Dükkânlarımızı yakıp yıkan kamu binalarına saldıran kişilerin elebaşları bizimle burada esnaf olan kimseler. Polis isterse biz bunların isimlerini tek tek sıralayabiliriz. Saldırganlar dışarıdan geldi iddiası, biraz adres saptırmak, biraz da gelinen noktanın ciddiyetini gizlemek amaçlıdır."

Korkulan gerçekleşti ne yazık ki...

Başından beri bu şehirde kardeş kavgası çıkarmak isteyenler, o gün Mahallebaşı’nda çirkin emellerinin provasını yapmış oldular.

Türk olan dükkân komşusuna saldıran ve yakıp yıkan bir anlayış, artık Mahallebaşı’nda "açık kimliği" ile  eylem yapıyor.

Demek ki fırsatını bulduklarında devamını da getirecekler.

Mahallebaşı, Fizan’da bir semt değil... Mahallebaşı, bu şehrin göbeği sayılacak bir yerdir.

O gün orada Türk esnaf, ağır bir saldırı ve hakarete uğradıysa demek ki, bir takım gözü dönmüş adamlar gemileri yakmaya karar vermiş.

Bu sebeple tam da şimdi şehrimizin akil insanları (özellikle Kürt kökenli olanlar) harekete geçmeli...

Her işi bir kenara bırakıp Mahallebaşı’na koşmalılar...

"Siz çıldırdınız mı, kardeş kanı mı akıtmak muradınız. Derhal aklınızı başınıza devşirin. Erzurum’da ne Türk’ün Kürt’le bir hesabı olmuştur, ne de Kürt Türk’e yan gözle bakmıştır. PKK’nın tahriklerine kapılıp nasıl kardeşinizin dükkânını yakarsınız, nasıl devlete saldırırsınız."

Bu şehirde bu sözleri hem de haykırarak söyleyecek yüzlerce binlerce Kürt var. Çoğu da benimle aynı safta...

Bugün, işte o aklıselim Kürtlerin harekete geçme zamanıdır.

Ben kendi payıma düşeni yapmaya çalışıyorum. Dün Mahallebaşı’ndaki Türklere, "Amandır ha sakın PKK’nın tuzağına düşmeyin. İstedikleri sizin de Kürtlere saldırmanız. Sabırlı olun ve sorunun çözüm merci olarak devleti ve hukuku görün. Kimse durumdan vazife çıkarmasın" şeklinde telkinlerde bulundum.

Kürt kökenli gazeteciler, politikacılar, işadamları ve vicdan sahibi herkes de aynısını yapmak zorunda...

Şayet bu kardeşliğe, birlik ve beraberliğe halel gelsin istemiyorsak...

Bir kaç yıl önce Mahallebaşı’nda parlayan cılız bir kıvılcım, Allah korusun bugün neredeyse bir semti yakacak derecede bir ateş olmuş...

Gelin hep birlikte o ateşe su serpelim...


Etiketler:

Yazarın Diğer Yazıları
SON HABERLER
YAZARLAR
erzurumgundem.com
HASANSOFT Haber Sistemi