Erzurum'da Bilge Koleji Birinci Oldu

13 Ocak 2017 Cuma , 20:49
0 Yorum

Milli Eğitim Bakanlığı'nın Türkiye genelinde düzenlediği 'Darbeden Demokrasiye 15 Temmuz' konulu kompozisyon yarışmasında Erzurum'dan Özel Bilge Koleji birinci oldu.

Erzurum Gündem-Özel Bilge Anadolu Lisesi 10/A sınıfı öğrencilerinden Öykü Karaduman’ın yazdığı, 'En Uzun Gece' kompozisyonu Erzurum birincisi oldu. Karaduman, Erzurum'u Türkiye'de temsil etmeye hak kazandı. Komposizyonu duygu yüklü olduğu bir günde kaleme aldığını ifade eden Öykü Karaduman, bu milletin hiç bir zaman esir edilemeyeceğini, Türk gençliği var oldukça esareti asla kabul etmeyeceğini ifade etti.
Okul Müdürü Abdullah Samancı, öğrencileri Öykü Karaduman ve öğretmenlerini tebrik ettiğini söyledi. Milletimizin birlik ve beraberliğe en çok ihtiyaç duyduğu bu günlerde Erzurum'u temsil etmeye hak kazanmanın büyük bir onur ve gururu içinde olduklarını ifade eden Samancı şöyle dedi:
"Milli Eğitim Bakanlığı illerin birinci olan eserlerini kitaplaştıracak ve Türkiye'nin 81 vilayetinde dağıtılacak. O kitabın içinde yer almak güzel bir duygu. Özel Bilge Koleji eğitim felsefesi olarak asla hain teşebbüslere müsaade etmeyecek gençlerin eğitim yuvası olduğunu ve bundan da büyük gurur duyuyoruz. Okulumuzun birçok dalda aldığı ödüller devam edecektir."


İşte Milli Eğitim Bakanlığı'nın Türkiye genelinde düzenlediği 'Darbeden Demokrasiye 15 Temmuz' konulu kompozisyon yarışmasında Erzurum'dan birinci olan o kompozisyon. 
 

EN UZUN GECE

Kaç uykusuz gece siler hafızalarımızdaki bu anları, kaç mevsim unutturur o kara geceyi bilmem. İspatlamak için bu vatanın bizim olduğunu, kaç fidan can verecek, kaç yiğit kan dökecek bilmem. Bin yıllık mührümüzü silmek için bu yurttan, kaç bin yıl daha gayret gösterecekler bilmem. Coğrafya derslerinde öğrendiğimiz en uzun gecenin artık hükmünün kalmadığını da bilirim. 15 Temmuz gecesini yaşananlardan sonra, en uzun gece bu gecedir artık. Daha çocuk denilebilecek yaştayım. Cebimde geleceğe dair umutlarım, yüreğimde güzel günlere kanat çırpan kuşlarım vardır. Gökyüzü, uçurtma uçurtmak içindir benim gözümde; sokaklar, çocukların uğrak mekânlarıdır. Gökyüzünü metalden kanatlarla örmek de nedir, sokakları bombalarla dövmek de nedir?

Hain güçler, 15 Temmuz gecesi üzerimize bir gölge gibi çökmeye çalıştılar. Bilemediler ki gölgenin hükmü, güneş doğana kadardır. Bu karanlık gecede kendi silahımızla vurulduk, kendi elimizle aldık kendi canımızı. Huzurla otururken evlerimizde, darbe kelimesinin korkunç soluğunu hissettik enselerimizde. Dedim ya; daha çocuk denilebilecek yaştayım. Darbe nedir bilmem, görmüşlüğüm yoktur. Belgesellerden duydum adını, haber bültenlerinde yıldönümlerinde haber yapıldı. Daha adını duyar duymaz büyüklerimin gözlerine inen pustan biliyorum kötü olduğunu. O gün bu millet kan ile yazdı yeni destanını.15 Temmuz gecesi yaşananlar gösterdi ki; aziz milletimizi hakir görenler, korkak bilenler, devleti yönetme yetkisinin kendilerine verildiğini düşünenler, üzerimize bomba yağdırarak ve ateş kusarak ağır silahlardan bizi bu makus talihe esir edebileceklerini düşündüler. Bin yıldır oynanan oyunlara yenisi eklendi, şer odaklarının maşalarına bir yenisi eklendi. Oysa bilmedikleri bu milletin zor yolların müptelası olduğuydu. Bu vatan güllerle dolu tepsilerde sunulmamıştı bize ve bu vatana sahip olduğumuz sürece dikenli yollar bizi bekleyecekti. Bu millet işte bu şuurla tıpkı Çanakkale’de ya da Sarıkamış’ta verdiği mücadeleyi tekrarladı. İnsan selleri aktı vatan toprakları üzerinde. Milyonlarca serdengeçti doldurdu sokakları. Tanklara, toplara, gökten yağan bombalara inat bir göğsü vardı milletin imanla dolu, siper etti. Yüzlercesi şehit oldu binlercesi gazi. Yeniden kurtararak emanet ettiler bize ülkemizi. Tekbirler ve salâlar inletti gök kubbeyi, feryatlar ve figanlar yükseldi arş-ı alaya. Şerife Teyzeler çıktı, yıllar önce cepheye koşan Nene Hatunlar gibi, Ömer Halisdemirler aldı Hasan Tahsinlerin yerini. Biz, bin ölür; bin biteriz, vatan uğruna binlerce kez yitip gideriz de çiğnetmeyiz namus bildiğimiz vatanımızı hainlerin çizmesi altında. Dalgalandıkça şanlı bayrağımız başımızda ve kıblemiz Kabe oldukça Türk-İslam mührü, silinmez bu vatandan. Türk milletinin aşılmaz bir dağ olduğunu haykırdık cihana bir kez daha. Demokrasinin ve istiklalin yılmaz bekçileri olduğumuzu gösterdik yeniden. Ey, aziz millet uğruna kendini feda eden şehit, ey yaralanan şanlı gazi! Unutmayacağız vatan için yaptıklarını. Vatan sevgisi imandandır buyurmuştu sevgili peygamberimiz. Sen imanını taçlandırdın vatanını çok sevdiğini göstererek. Bize de senin izinde yürümek düşecek. İndirilmeye çalışan bayrağımızı, azminle tekrar çektin göndere. Emanetini bıraktın biz yeni nesillere.

Bize darbe yapılmış bir ülke bırakmamak için verilen her mücadeleyi gördük. Yaşananları ruhumuzun derinliklerinde hissetmek ve tekrarlanmaması için azmetmek vazifemizdir bizim. Rahat uyu kabrinde şehidim. Adını kalbimize yazdık silinmeyecek, bu memleketin üstünden bayrak inmeyecek ve ilelebet minarelerimizde ezanlar dinmeyecek. / ÖYKÜ KARADUMAN - BİLGE KOLEJİ ÖĞRENCİSİ

 


Kaynak:
SON HABERLER
YAZARLAR
erzurumgundem.com
HASANSOFT Haber Sistemi