13.08.2014 23:18:23
0 Yorum

Erdal Güzel
Ayaz Paşa Mahallesi - 19

H.Abdullah sokağın bir başka renkli siması olan sinemacı Refik’di.

Tel horoz Şeref’in komşusu olan Refik emi ,Sinemanın zirve yaptığı günlerde isminden en fazla bahsedilen kişilerin arasında gelirdi.

Doğu sinemasının biletçisi olan Refik emi, merdiven başında elinde kamçısı ve körüklü çizmeleriyle nöbet yerini terk etmeyen bir asker edasıyla dururdu.

Refik eminin annesine mahallede Van’lı teyze derlerdi, kendisi ebelik yapardı.

Refik eminin ;Rafet,Tevfik,Vahap isimlerinde üç oğlu ikide kızı vardı.

Aynı sokakta bulunan Osman Ahlat amca, Sinemacı Refik için”Dostları halbura koydum eledim/Elde ya bir, ya bir buçuk tanesi kaldı/Çok hançer yarası yedim/Geçmeyen dil yaresi oldu” diyerek,onun toplum tarafından bilinmeyen bir takım güzel yönlerini ifade etmişti.

Paramızın  olmadığı zaman, Sinemacı Refik’e ”Emi, emi, bir bilete iki kişi alırmısan “diye yalvardığımız çok olurdu.

Doğu Sineması ,Askerlik Şubesinin yanında olduğundan ,Refik eminin şubedekilerle arasının iyi olduğu bilinirdi; Bu yüzden askerlik şubesinde işi olanlar doğruca Refik emiyi bulurdular.

Mahalleden geçerken başını dahi kaldırmayan Refik eminin ,bir caminin yakacak ihtiyacını her yıl karşıladığı ve bunu imamın dışında kimsenin bilmediği ölümünden sonra anlaşılmıştı.

Soy ismi Leylek olan Refik eminin çok güzel “Kürdün kızını” oynadığı da etrafta söylenirdi.

Refik eminin evinin üst tarafında Abacı Hacının evi bulunurdu, bir katlı olan bu evin bahçesi ve ahırı vardı.

Kongre caddesinde dükkan işleten Hevek’li Hamdullah’ın evi de Abacı Hacı’nın evinin üstündeydi.

Hafize Hala’nın eşi olan Hamdullah amca, av meraklısıydı, evinin duvarında ayı potu asılıydı.

Hafize halanın inekleri vardı süt ve yağ satardı.

Hacı Abdullah sokağın bitiminde bir meydanlık bulunurdu, Bu meydan çocuklar için ideal bir futbol sahasıydı.

Bu meydanın karşısında bir çeşme bulunurdu, Çeşmenin arkasında ise camcı Celal Topçuoğlunun bahçeli evi vardı.

Bu kısım her ne kadar Mirza Mehmet Mahallesinde olsa da Ayaz Paşa ile bütünleşmiş gibidir.

Celal beyin; Yurdal,Yurtseven ve Süreyya isimli üç oğlu vardı.

Yurdal Topçuoğlu bizim akranımızdı, gençliğinde güzel futbol oynardı öyle ki bir zaman Doğu Spor’da ve Erzurumspor’da oynamıştı.

Öğretmenlikten emekli olan Yurdal hoca mütevazi kişiliği ile Erzurum’un sevilen simalarındandır.

Celal beyin evinin bitişiğinde ise kardeşi Feyzullah efendinin bahçeli evi yer alırdı. 

Feyzullah efendinin; Yavuz ve Kemal isimli iki oğlu vardı, Yavuz  teknik ressamdı.

Topçuoğulları ailesinin yanındaki ev ,çok eskiden medrese olarak kullanılmış, içeride ziyaretin olduğu söylenen bu evin önünden mahallenin yaşlıları geçtiklerinde, durur Fatiha okurlardı.

Veli hocanın dayıları H.Hüsnü ve H.Mustafa efendilerin bu medresede kaldıkları da mahallede anlatılır.

Bu medrese Erzurum’da “ Topçu ağa efendi” dergahı olarak da bilinmektedir.

Celal beyin evinin diğer yanında vakıflardan emekli Hacı Alaattin’in evi vardı,Aşağı Mumcu Cami imamı olan Hüseyin Çelebi hocanın dayısı olan Hacı Alaattin ‘in Zeki ve Necmettin isimli iki oğlu vardı,Zeki mahallebaşında tabelacılık yapardı.

Gürpınar Sinemasının solundaki merdivenlerden çıkıldığında ,yine Ayaz Paşa Mahallesine ait 2 beden sokağa ulaşılır.

Sol tarafında Şampiyon kahvehanesi bulunan bu merdivenlerden çıkışta sağdaki iki katlı ev  büyük dedem Mısırlı Zâde Mehmet Efendinin evidir.

Mehmet dedemin ölümünden sonra Münir Alpagut dedem bu evde oturmuş, dolayısıyla mahalleli bu evi Münir beyin evi diye bilir.

Rusların işgal yıllarında hastane olarak kullandıkları bu evin diğer kısmı Hacı Abdullah Sokağa kadar uzanmaktadır.

İlerleyen yıllarda satılan bu evde Atik palandöken oturmuştu ,1970 li yıllarda bu ev Zühtü Akbaba’nın mülkiyetine geçmiştir.

Bu evin üstünde, Hevekli, Hacı Hamit  Gerçek’in cumbalı evi ile kardeşi Ahmet efendinin evi bulunurdu, bu ailede inek besler süt satardılar.

Hamit Gerçek’in, Recep ve İzzettin isimlerinde iki oğlu ve iki kızı vardı.

Recep Gerçek’in de, İsmail,İhsan isminde iki oğlu birde kızı bulunmaktadır.

Güzel Sanatlar Fakültesi Müzik bölümünde öğretim görevlisi olan Dr. İsmail Gerçek , mütevazi yapısı,beyefendi kişiliği ile hepimizin gönlünde müstesna bir yere sahiptir.

Musiki hayatına Sebahattin Bulut’un başkanlık yaptığı Halk oyunları derneğinde başlayan İsmail hoca; Arif sağ’ın ,Betül Dövenlerin eğitiminden geçmiş daha sonra İstanbul Üniversitesinin Konservatuar bölümünü bitirmiş,  kariyerini Atatürk üniversitesinde devam ettirmektedir.

İsmail Hoca, geçmiş dönemlerde rahmetli Ali Karaavcı ve Nail Orhon’un teşvikleri ile Erzurum musiki cemiyetini kurarak bu çatı altında öğrenci yetiştirmeye başlamıştı.

Bu gün bu yapının altında hemşiresinden,esnafına,emeklisinden,profesörüne kadar onlarca musiki sever eğitim görmektedirler.

Yirmi civarında sazı ve altmış kişilik topluluğu olan bu cemiyet İsmail Hocanın gayretleriyle şehirde büyük bir boşluğu doldurmaktadır.

Gerçeklerin evlerinin bitişiğinde ise Rıza Sönmezi’n Oteli ve evi  yer almaktaydı.

Agah Çeker’in,Fadime ablanın,Feride ablanın evleriyle devam eden sokak Çil Fadime ablanın oğlu müezzin Cevdet’in ve Hoca Dedegil’in evleriyle köşe başına uzanırdı.

Köşe başındaki evde terzi Nafiz ve Selahattin otururlardı.

Bu evden sağa dönüldüğünde mahallenin içerisine girilirdi  bu dönemeçte boş bir arsa mevcuttu.

 Sokak, Hafize Halanın (Gücüyeter) ve Paşa annenin evleriyle içeri kıvrılırdı.

Ayaz Paşa camisinin tam karşısından, kavaflara inen sokak, İsmail Bey sokak ismiyle bilinir.

Zamanında Erzurum’un ünlü ailelerinin kaldığı bu sokak şimdi işyerlerinin bulunduğu bir konuma dönmüştür.

Bu sokağın sol tarafında Dolmasevenler’in ev ile bitişiğinde annemin, baba tarafından dedesi Hattat Mustafa Hulusi Efendinin; bahçeli ,sarı renkli büyük bir konağı bulunmaktaydı.

Bu ev bir ara aile tarafından icara verilmişti, müstecir bu evin bir kısmını otel ,altını ise kahvehane olarak işletmişti.

Bu ata yadigarı konak ilerleyen yıllarda Nizamettin Erümit’e satıldı şu an burada Ümit Kavafiye bulunmaktadır.

 Dedem Mustafa Hulusi Efendi Tazegül köyünden olup kendilerine Çavuşoğulları denilmektedir.

Cinis köyünden Hacı Hasan Ağanın kızı Behiye hanımla evlenmiş,bu evlilikten Münir(Alpagut) isminde bir oğlu ve Hediye ile Enise isimli iki kızı olmuş.

DEVAM EDECEK


Etiketler:

Yazarın Diğer Yazıları
SON HABERLER
YAZARLAR
erzurumgundem.com
HASANSOFT Haber Sistemi